banner58
banner57
banner56

Doç. Dr. Mehmet Şahin: İran, Orta Doğu'da Ebabil gibi davranıyor

03 Mayıs 2013 Cuma 19:46

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Şahin, İran’ın Orta Doğu’da Ebabil gibi davrandığını söyledi. İran’ın başlangıçta Arap baharına destek verdiğini vurgulayan Şahin, iş Suriye’ye geldiğinde ise farklı davranmaya...

Doç. Dr. Mehmet Şahin: İran, Orta Doğu'da Ebabil gibi davranıyor

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Şahin, İran’ın Orta Doğu’da Ebabil gibi davrandığını söyledi. İran’ın başlangıçta Arap baharına destek verdiğini vurgulayan Şahin, iş Suriye’ye geldiğinde ise farklı davranmaya başladığını ifade etti.

Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından ‘Arap Baharı Sürecinde Türkiye ve Ortadoğu’ konulu panel düzenlendi. Çukurova Üniversitesi İ. Akif Kansu Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen ve başkanlığını Çukurova Üniversitesi Dış İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Harun Arıkan’ın yaptığı panelde söz alan Doç. Dr. Mehmet Şahin, 'İran’ın Arap Bahar Üzerindeki Rolü' konusunda bir sunum yaptı.

İran’ın; Mısır’da, Libya’da, Tunus’ta ve Yemen’deki ayaklanmaları 'İslami Uyanış' olarak okuduğunu anlatan Doç. Dr. Şahin, Suriye’deki seküler Arap milliyetçisi olan Esed yönetimine destek için ise bütün gayreti gösterdiğini anlattı. İran’ın, Orta Doğu’da dini, çatışmayı kullanarak varlık göstermeye çalıştığını belirten Şahin, “İran aslında Orta Doğu’da bir Ebabil gibi davranmaya çalışıyor. Fakat Orta Doğu’da Ebabil gibi davranmaya çalışan İran, mesela bir Karabağ sorununda veya Ortaasya’daki sorunlara baktığınız zaman ebabilliği unutuyor ve daha çok sorun çözücü güvercin rolünü oynamaya çalışıyor. Farklı bölgelerde, farklı kimlikli ortaya çıkan İran olduğunu görüyoruz. Niye böyle olduklarını sorduklarında, bir ulus devlet olduklarını ve öyle davrandıklarını söylüyorlar. Fakat başka sorunlar geldiğinde Ebabil gibi olduklarını hatırlıyorlar.” dedi.

Suriye meselesinin bunu çok iyi ortaya çıkardığını ifade eden Doç. Dr. Mehmet Şahin, “Suriye’de aslında seküler Baas, Arap milliyetçisi olduğunu söyleyen bir rejimin ayakta kalması için İran’ın bütün gücüyle Esed’i desteklediğini görüyorsunuz. Bir taraftan İran kendini 12. imamın temsilcisi olarak görüyor, diğer tarafta seküler bir yönetimi destekliyor. İran, Esed’in ayakta kalmasını, kendi rejimi için varlık sebebi olarak görüyor. Suriye’deki Esed yönetimi de İran’ı, rejiminin en büyük destekçisi olarak görüyor. Tam bir Musa pilav hikayesi, yani biri ayakta kalmak için seküler babasına muhtaç, diğeri de dini bir yönetime muhtaç.” ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE, İSTİKRARA KATKI YAPMAYA ÇALIŞIYOR"

Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi'nden (SAM) Daire Başkanı Prof. Dr. Bülent Aras ise Türkiye’nin Orta Doğu’da istikrara pozitif anlamda katkı yapmaya çalıştığını anlattı. Türkiye'nin müdahil olduğu sorunların, akşamdan sabaha çözülecek sorunlar olmadığının altını çizen Prof. Aras, “Arap Baharı sürecinde Suriye'de yaşanan sorunlara çözüm aranıyor. Türkiye de Rusya da Çin de Avrupa Birliği de çözüm arıyor. Türkiye'nin başka şansı da yok. Çünkü Türkiye'nin istikrarı, bölgesinin istikrarlı olmasından geçiyor.” şeklinde konuştu.

Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM) Daire Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Mesut Özcan ise Arap Baharı’nda etkisi olan kavramları anlattı. Arap Baharı'nın ortaya çıktığı ülkelerde 2008 krizinden sonra ekonomik sorunlar ortaya çıkmaya başladığını anlatan Doç. Dr. Özcan, “Göçmen işçiler çoğaldı. Bu ülkelerde yolsuzluk iddiaları arttı. Özellikle Tunus’ta Bin Ali’nin eşinin harcamaları çok konuşuldu. Yolsuzluklar ve insanların güvensizliği arttığı için Arap baharı ortaya çıktı. İşsizlik oldukça yükseldi. Bunun sonucunda Arap Baharı gelişti. Medya ve iletişimin de bunda katkısı oldu. Değişimin sıkıntıları ise önümüzdeki 5-10 yılda da devam edecek.” diye konuştu.



Anahtar Kelimeler
banner54

Yorum Gönder